25 Eylül 2010 Cumartesi

"İnsan en çok kendini sevebildiği zaman acımıyor canı...

Bize hep başkalarını kendimizden daha çok sevmeyi öğrettiler...

Bundandır şaşkınlığımız, bunca korunaksızlığımız, korkaklığımız.

O yüzden pek ifadesiz kalışım ve her daim evet, her daim..." Jehan Barbur

6 Nisan 2010 Salı

Shakespeare 75. Sone

Bir an sevinç duyarken korkuyorum sonra hemen

Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi;

Bir an başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken

Sonra diyorum ki alem niye görmesin sevincimi?

Bazan sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle

Doydum sanırken bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra

Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte

Ne bir şeyden zevk alıyorum ne de çabalıyorum almaya.

İşte böyle her gün hem açlıktan ölüyor hem tıkanıyorum;

Ya oburca her şeyi yiyorum ya da hiçbir şeye dokunmuyorum...

4 Nisan 2010 Pazar

“Susabilmenin ne kusuru olabilirki ,

Konuşamadıktan sonra.

İçinde düğümlenen bir kaç söz açığa çıksa ne olur?

Dışını da düğümlemez mi?

Her defasındaki gibi başlayıp bitmiyorsa.

Burada değilsin, burada değilim...

Sessizlik, yalan söylemenin en güzel halidir."


http://www.metacafe.com/watch/4066551/bebe_tu_silencio/