20 Şubat 2012 Pazartesi

Ne Ola Yâr Ola.


Göklerden daha mavi denizlerden daha derin topraktan güzel kokan ne ola
Rüzgardan daha serin başaklardan daha nazlı ay ışığından ılık ne ola
Ahu gibi gözleri baktıkça yürek yakan yar ola
Cennet bahçesi kokan göğsünde çiçek açan yar ola

Damla damla yağmurdan boynu bükük çiçeklerden daha hüzün verici ne ola
Sonbahar yaprağından hele akşam güneşinden daha içimi burkan ne ola
Buğulu gözleriyle yollarımı bekleyen yar ola
Islak dudaklarından bir garip türküsüyle yar ola

Göç eden kuşlar gibi gidip gelir umutlarım umudun ötesinde ne ola
Göç eden kuşlar gibi gidip gelir umutlarım umudun ötesinde ne ola
Nefesimde yaşayan sıcaklığı paylaşan yar ola
Yaşam denen uykudan uyanmasını bilen yar ola.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Filler ve Çimen


Çimenler fillerle de güzel.
Kalbin korkularıyla cesur.
Firarlar yakalanmak için.
İhanet aslında sadakatin tavrını sever.

Elinde bir paslı makas.
Kestikçe zaman uzuyor acının saçları.
Hatırlayarak yaşamak boynumuzun borcu ama
ölürdün unutmasan.

Kaybederek çoğalırsın.
Gözyaşının rahmeti can üstüne.
Uzak bir deniz kıyısında,
kendi yara kabuklarını yar ederek kendine.

Ah nice kez üzecekin.
Gördüğünün zahmeti gönül üstüne.
Uzak bir çigan masalında.
Çayda kederli çıralar tüttürerek
barışırsın ötekinle
ki yalatır o
sen tükürürsen...