Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın
geri kalanını alır.
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu.
Durup
durup ardına bakan kadınlar vardır.
Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.
Her şeyi didikleyip duran, mazisinin gölgesinden, anılarının
yükünden bir türlü
kurtulamayan, gözleri ufuk yorgunu kadınlar.
Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları
geride bıraktıysan eğer,
hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.
hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.
Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya başlar.
Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu
oluyor.
Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar,
bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.
bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.
Zaman, aşk... Her şey!
Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.
Kadınları mahveden erkekler değil, ayrıntılardır.
Erkekler, erkekliklerinin tadını alabildiğine çıkartırken,
kadınlar bu konuda da umutsuzdurlar.
Çünkü kadınlık bekler.
Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır...
Murathan Mungan