27 Mayıs 2012 Pazar

Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır...


Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu. 
Durup durup ardına bakan kadınlar vardır. 
Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.
Her şeyi didikleyip duran, mazisinin gölgesinden, anılarının yükünden bir türlü
kurtulamayan, gözleri ufuk yorgunu kadınlar.
Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları geride bıraktıysan eğer,
hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.
Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya başlar.
Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor.
Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar,
bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.
Zaman, aşk... Her şey!
Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.
Kadınları mahveden erkekler değil, ayrıntılardır.
Erkekler, erkekliklerinin tadını alabildiğine çıkartırken,
kadınlar bu konuda da umutsuzdurlar.
Çünkü kadınlık bekler.
Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır...

Murathan Mungan

6 Mayıs 2012 Pazar

Teşekkür ederim...


Nasıl mutlu olmaz insan sevildiğini hissederken…
Doğru kararlar vermeli insan. “Ne uğruna, neyi feda ediyorum?” diye düşünmeli. Mesela ben dostlarımı ve ailemi bağrıma basarım da hiçbir şeye değişmem. Doğum günü çocuğu şımarıklığını doyasıya yaşamamı sağladıkları için ne desem az, nasıl teşekkür etsem yetersiz.

Duyduğum güzel sözler, temenniler, dilekler, dualar… Gözlerim dolu dolu okudum, dinledim hepsini. Tüm dilekleri “hepimiz için…” diyerek tamamladım yürekten.

Çok şey kaçırıyoruz yaşarken, detaylara boğulup geneli kaçırıyoruz ya ona yanıyorum. Telaşlar, kaygılar, “ya olmazsa”lar, “olursa ne olur”lar… Boğuluyoruz ve klişe gibi gelse de sahip olduğumuz sevgiyi idrak edemiyoruz. Klişelerin doğruluğuna inanıyorum, evet. Bir insanı sevmek, sevmemekten daha kolay. Ve sevildiğimizi hissedebildikçe yaşlanmak/yaş almak da üzmüyor insanı.

Hüzün her daim var ve dinmeyecek. Bunu kabullendim. Ömürden bir yılı daha yitirmenin hüznünü tarife gerek yok. Sanmıyorum ki bunu yaşamayan bir insan olsun. Öz’ü kavramakla baş edebilirim bu gerçekle. Öz ise seni sevenlerle, sevginin hakkını vererek yaşamak. Amaç bu olmalı. Ben bugünde de hissettiğim bu sevgiyi hak etmek ve o sevgiye sahip çıkmak istiyorum.

Teşekkür ederim mutlu olmam için çaba harcayan dostlarımın varlığı için, 
teşekkür ederim güzel sözleriyle varlığımı kutladıkları için, 
teşekkür ederim dualarımı paylaştıkları için…
En büyük teşekkür ise bana mutluluktan ağlama şansını veren inancımın kaynağı, ilahi güç için…

İyi ki varız, iyi ki yaşıyoruz, iyi ki farkındayız...


5 Mayıs 2012 Cumartesi

5 Mayıs'ım, güzel mayısım...

İyi ki doğdum...
Yaşıyorum dediğim her gün yeniden doğuyorum.
Özümün aynası olan hüzün ve huzur.
Yakışıyoruz birbirimize.
Yine güzeliz, hep güzeliz.

http://www.youtube.com/watch?v=nYZnJ40oU6k&ob=av3e